• Kendi gezilerinden çektiği görselerle sunduğu tarih yazılarını biz büyük bir keyifle okuyoruz. Koç Üniversite’sinde Tarih, Arkeoloji ve Sanat Ta

  • Fikirle yatıp kalkan, Serdesin reklam ajansının baş fikir esnafı dostumuz Serhat Bayram’a hangi kelimeyi sorabilirdik!? Tabii ki “Fikir” NerdenGeliyo?

  • Evde yoklarsa nerdeler? Tabii ki seyahatteler! 3. geleneksel pazar sohbetlerimizde yine bir seyahatten bildiren sevgili gezgin dostumuz Deniz ErayR

  • “Büyüleyici bir Türk sanatı olan “ebru”nun hem deyim olarak hem de gerçekten kitabını yazmış, bu geleneği özen ve tutkuyla yaşatan, öğreten sayg

  • Sosyal medyada onu her gördüğümüzde bize “keşke öğrencisi olmak için tıp okusaydık” dedirten değerli Prof. Dr. Erbuğ Keskin’i, Nerde

İstek Kelime

NerdenGeliyo’da yer almasını istediğiniz kelimeleri, diğer öneri ve yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz.

 

    Çocukken "atlıkarınca" sizin de kafanızı karıştırıyor muydu: "At" tamam da, "karınca" ne ayak? Bizim kafamız hala karışık, onun için şu esrarengiz "karınca"nın peşine düştük: Oyuncak tutkunu şair Sunay Akın'ın meşhur ettiği bir açıklamaya göre "atlıkarınca"nın eski ismi "atlıkaraca". En azından "karaca", "karınca"dan daha binilebilir bir hayvan....

    "Centilmenlik müsabakası"nda olduğu gibi konu spor, özellikle de futbol oldu mu sıkça başvurduğumuz bir kelime "centilmen". Bu kelimeyi "kibar", "nazik" gibi benzerlerinden ayıran ise, cinsiyetçi bir kelime olması ve biraz da iddialı, ağdalı olması: Yalnız erkekler "centilmen" olabilir. Tevekkeli değil, İngilizce'den aldığımız "centilmen" bu dilde "kibar, nazik" anlamına...

    "Noel" deyince aklınıza ne geliyor? Eğer bir Hıristiyan değilseniz ya da hediyeye odaklanmış bir çocuksanız, ilk olarak Noel Baba'yı düşünmeniz muhtemel. 4. yüzyılda Demre, Antalya civarında yaşadığı tahmin edilen Aziz Nikola'ya dayandırılan ve günümüzde yılbaşı, çocuklar ve hediyeyle bağdaştırdığımız bu figür, Hıristiyanlık'ın en önemli bayramı sayılabilecek Noel'in...

    "Mesuliyet" alır mıydınız? Buna hazır mısınız? Dilerseniz herhangi bir "mesuliyet"i kabul etmeden önce, bu kelime neyin nesi kimin fesiymiş bir bakalım: Arapça'dan gelen "mesuliyet" bize beraberinde bir sürü soru getirmiş, haberimiz yok. Zira "mesuliyet"in içinde "mesul", "mesul"ün içinde de "sual" kelimesi var. Buna çok benzer bir yapıyı,...

    Gözümüz aydın! Laf olsun diye değil, gerçekten. Bugün Kuzey Yarımküre'de kış gündönümü: Ekvator çizgisinin kuzeyindekiler olarak yılın en uzun gecesini yaşıyor ve karanlığın hükmüne "dur" diyoruz. En azından gökbilimsel olarak! Adının işaret ettiği gibi, "gündönümü" gezegenimizin eliptik yörüngesinde önemli bir dönemeç. Dünya'nın Güneş'ten en uzak olduğu, Güneş...

    Dilimizde "zeval" ya Allah'tan vermemesini istediğimiz şeydir, ya da elçiye olmayacak şey. Sahi, nedir bu "zeval"? "Ceza" mıdır, "bela" mı, "zulüm" müdür "kötülük" mü? Arapça'dan aldığımız bu kelimenin, "zavallı"yı andırması boşuna değil. Kime "zavallı" deriz? Ya parası, ya fiziksel gücü eksik olana. Düşkün, düşmüş insana, ayakta duramayana. İşte, "zeval" de "zavallı"...

    Özünde son derece şirin, tatlı olan "gazino" kadar kirletilmiş az kelime vardır. İtalyanca'dan ithal ettiğimiz "gazino", ana dilinde "casino" şeklinde yazılıp "kaziino" diye okunuyor. Kaynağı ise İtalyanca ve Latince'de "ev" anlamına gelen "casa" (tr. okunuşu: "kaaza"), hani şu marka, dükkan isimlerinde kullanmayı pek sevdiğimiz havalı kelime. İtalyanların "-ino"...

    "Mutlu" kelimesinin kökenini bulursak, mutluluğun sırrını çözer miyiz? Dilbilgisi bize "-lu"nun bir ek olduğunu söylüyor. Haliyle "mut" diye bir şey olması lazım ama, Arapça bir ölçü birimi olan "mut" ve Anadolu ağızlarındaki birkaç alakasız anlam dışında ortada pek bir şey yok. TDK'ya göreyse "mut" kelimesi "mutluluk" demek;...

    Kendinizi bildiniz bileli tanıdığınız bir insana, sanki onu hayatınızda ilk defa görüyormuş gibi bakmayı denediniz mi hiç? Bir yabancıyı içgüdüsel olarak hemen inceler, kafamızda bir yere yerleştiririz. Yakınlarımıza karşı ise körleşmişizdir, taze bir gözün anında yakalayacağı bir sürü detayı kaçırırız. Bazen kelimeler de benzer bir şekilde körlüğe...

    İnsana başını öne eğdiren "mahcubiyet" halini bilirsiniz. "Mahcup" olduğumuzda girdiğimiz haldir bu. TDK'ya göre bu Arapça kökenli kelimenin Türkçe karşılığı "utangaçlık". Aslına bakarsak "mahcubiyet"in dilimizdeki kullanımını ne "utangaçlık", ne de "utanç" tam karşılıyor. "Utangaçlık" aynı zamanda bir kişilik özelliği olabilirken; "utanç" da "mahcubiyet"e göre hayli güçlü bir...

    Kelimelerin kökeni bazen bize insanoğlunun düşünce şekli hakkında ilginç ipuçları sunuyor. Mesela "boğaz": Her gün duyduğumuz, kullandığımız bu kelimenin içindeki kelimeyi hiç farketmiş miydiniz? "Boğa" değil, "-az" eki de değil. "Boğ" kelimesinden bahsediyoruz. Uygurca'dan gelen bu kök, "boğmak" yani "sıkmak" fiilinin kökü. Özellikle de "boğaz sıkma" eylemini...

    "İllüzyonist" deyince aklınıza ne geliyor? Bir 80'ler çocuğuysanız sevgili Sermet Erkin'i, daha büyükseniz onun hocası Zati Sungur efsanesini düşünmüş olabilirsiniz. Ya da Edward Norton'ın döktürdüğü 2006 yapımı "The Illusionist" adlı filmi. "İlüzyonist" diye okunup, bizce hatalı bir şekilde "illüzyonist" diye yazılan bu kelime, "illüzyon" yapan kişi demek. Yani...

    Dürüst olmak gerekirse "dürüst" Farsça bir kelime ve "düz, doğru" anlamına geliyor. Yarın görüşmek üzere.* * Bu da fazla "dürüst" oldu, değil mi? Türkçe'de "doğruyu söyleyen", "doğru davranan" anlamında kullandığımız "dürüst" kelimesi Eski Farsça'da "doğru" anlamına gelen "duruva"dan türemiş. Farsça'nın Hint-Avrupa Dil Ailesi'nden kuzeni olan Fransızca'da...

    "Fazla zeka başa bela" diye bir laf var. Sizce bu bir aptal avuntusu mu? Belki de değildir. "Zeka" sahibi insanlara "zeki" deriz. Birisi için "aşırı zeki" dendiğinde, kabul edelim ki biraz çekiniriz. Bir arıza çıkabilir yani o aşırılıktan. Ama "aşırı akıllı" olmakta sorun yoktur. Muhatabımızın akıllı...

    Bu kelimenin nereden geldiğini bilmiyoruz mu sandınız? Bilakis! Öğrendik de geldik huzurlarınıza. Tahmin edebileceğiniz gibi "bilakis" Türkçe bir kelime değil. Arapça'dan gelmiş. Osmanlı mirası olduğu için büyüklerimizden daha çok duyduğumuz bu kelime, her eski toprak kelime gibi biraz esrarengiz, biraz da iddialı. Kullanıcısını duruma hakim, kendinden emin gösteriyor...