“Ahit” NerdenGeliyo?

Ahdimiz olsun ki içinde bulunduğumuz dönemde çok ilginç kelimeler duyacağız. Malum seçim dönemi; siyasetçiler dikkat çekmek, akıllarda kalmak için tüm dil cambazlıklarını sergileyecekler.

Mesela son günlere damga vuran tabir “ahdim olsun”. Biz kendisini “ahdım olsun” diye biliyorduk. Ama kalıptaki kelimenin “ahit” olduğunu düşünürsek, “ahdim” daha doğru bir kullanım gibi (ahdim -> ahdım, zalim -> zalım benzeri bir ünlü uyumu olsa gerek).

“Ahit”, Arapçada “ısmarladı, sözleşti, şart koştu” anlamındaki “ahida” fiilinden türemiş. Bir nevi “ant, sözleşme” anlamına geliyor ve dinlerde yeri olan bir kavram. Musevilerin “Tanah” adını verdikleri kutsal kitapları “Eski Ahit” ve Hıristiyanlarca ona eklenen “Yeni Ahit”i hatırlarsınız; birlikte “Kitab-ı Mukaddes” yani İncil’in tamamını oluşturuyorlar. Burada “ahit” kutsal bir sözleşme.

Aslında başka pek çok yerde karşımıza çıkıyor “ahit”: “Ahde vefa”, “ahit”e vefa yani sözünde durmak anlamına geliyor. “Taahhüt” bir şeyi “ahdetme”, “müteahhit”  (“Müteahhit” NerdenGeliyo?) bir şeyi “ahdeden” ve “veliaht” da “söz verilmiş yönetici, kişi” anlamına geliyor.

Ha bir de 90’larda Seçil’in “uhde, uhde, uh deme ah de” diye bir şarkısı vardı ya… İşte o “uhde” de sorumluluk, mesuliyet (“Mesuliyet” NerdenGeliyo?) demek, verilmiş ahitten hareketle. Ahdimiz olsun bu da son örnekti. ✋🏻😉📚