"Satranç" NerdenGeliyo?

“Satranç” NerdenGeliyo?

Şah mat“! Ya da İngilizce yakıştırmasıyla: “Checkmate“! Dünyanın en yaygın oyunlarından “satranç“ta son söz olan bu kalıp, bize bu kadim oyunun tarihçesi hakkında bir şeyler söylüyor:

ŞahFarsça‘da “hükümdar” anlamına geliyor, “mata” ise Arapça‘da “öldü” demek (bkz: matador).* Ta İngiltere’ye ulaşan “şah mat“, nasıl olmuş da hem Farsça hem Arapça‘dan çıkabilmiş dersiniz?

Bugün Batı kültürüyle özdeşleştirdiğimiz “satranç” oyunu aslında Doğu’dan, İran ve Arabistan’ın da doğusundan geliyor: “Satranç“ın ilkel hali “çaturanga” oyunu, 6. yüzyılda Hindistan‘da olgunluğa erişmiş. “ÇaturSanskritçe’de “dört” anlamına geliyor, “anga” ise “kol, bölüm” demek.** Burada “dört kol” ile kastedilen, Hint ordusundaki piyade, süvari, fil ve savaş arabası birlikleri. Çağdaş satrançta bu kollar sırasıyla “piyon”, “at”, “fil” ve “kale”ye dönüşmüş.

Satranç” oyununun Hindistan‘dan İran‘a uzanan çılgın macerasından, kasım ayındaki “Tavla” yazımızda uzun uzadıya bahsetmiştik (kaçırdıysanız bu yazıyla iyi gider)!

Sasani Perslerinçatrang” adıyla benimsedikleri oyun, 633‘te Pers topraklarını istilâ eden Müslüman Arapların dilinde “şatranj“a dönüşmüş.

juegos
1283 tarihli İspanyol oyun kitabı “Libro de los Juegos”tan alınmış bu çizimde, Endülüs Müslümanları satranç oynarken görülüyorlar.

Peki oyun Avrupa‘yı nasıl fethetmiş? Öncelikle Endülüs Emevileri yani Müslümanlar sayesinde: İspanyollaral şatranj“ı 10. yüzyılda alıp “ajedrez” yapmışlar. Batı‘yı çoban matıyla ele geçiren satranç, 15. Yüzyıl Avrupası‘nda aşağı yukarı bugün oynadığımız şeklini almış.

Avrupalılar bu Hint oyununu o kadar sevip saymışlar ki, Romantizm döneminde yenmek için değil, sadece şık hamleler yapmak için bile oynamışlar. 1770’de Avusturya’da üretilen “Türk” adlı efsanevi “satranç robotu” da cabası! Sırrı çözülemeden yangına kurban giden bu mekanik alet, çoğu rakibini yenebilen bir Osmanlı erkeği maketiydi.

Satranç oynayan mekanik "Türk"ün mucidi Kempelen'e atfedilen bu çizim mekanizma hakkında bize fikir verse de, sistem tam olarak nasıl işliyordu bilinmiyor. (görsel: Wikipedia)
Satranç oynayan mekanik “Türk”ün mucidi Kempelen’e atfedilen bu çizim mekanizma hakkında bize fikir verse de, sistem tam olarak nasıl işliyordu, bugün dahi bilinmiyor. (görsel: Wikipedia)


Kasparov’un kabusu IBM “Deep Blue” başta olmak üzere pek çok yapay zeka çalışmasına vesile, filmlere kitaplara konu olmuş satranç, insan zekasının en güzel eserlerinden biri. Şans ve kumar oyunlarının aksine zar atma veya kart dağıtımı içermeyen eşitlikçi ve adil zeka oyunu “satranç”ın, Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından “spor” olarak tanındığını biliyor muydunuz? ♛ 😉


*Alternatif bir açıklamaya göreyse “mat” kelimesi Farsça “donakalma”yı ifade ediyor. Bu açıklamaya göre “şah mat” demek “şah çaresiz kaldı” demek oluyor.
**”Dört” sayısını ifade eden Hint-Avrupa Dil Ailesi üyesi “çatur” kelimesi, daha önce işlediğimiz “çarşamba” kelimesindeki Farsça “çehar”, Fransızca’daki “quatre” ya da İtalyanca’daki “quattro” ile aynı kelime! 
***Ana görsel: Hint tanrılarından Krişna ve sevgilisi Radha, satrancın atası “çaturanga”yı oynarlarken.