“Otizm” NerdenGeliyo?

Bugün Dünya Otizm Farkındalık Günü. Biz de bu günün vesilesiyle, “otizm” kelimesinin farkına varalım istedik:

Fransızca “autisme” kelimesinden aldığımız “otizm”, iki parçadan oluşuyor: Başındaki Eski Yunanca “autos”, “kendi” anlamına geliyor. Hani, “kendinden hareketli” anlamına gelen “otomobil” ya da “kendinden iradeli” anlamındaki “efendi” kelimesinin içinde bulunan “autos”.

Yine Yunanca kökenli “-izm” eki ise,  “faşizm” kelimesinde olduğu gibi bir düşünce şeklini ya da “otizm”deki gibi bir oluş biçimini ifade edebiliyor.
Haliyle “otizm”, “kendi-izm” gibi bir şey oluyor. Yani “kendine yönelik olma”, “içe dönüklük” durumu… Kelimeyi 1911 yılında, İsviçreli psikiyatr Paul Bleuler ortaya atmış. Yine kendi buluşu olan “şizofreni” kavramının bir alt türü olarak, kendine düşkün olan, kendi hayal dünyasında yaşayan kişileri tanımlamış “otizm” ilk başlarda.
Ta ki Avusturyalı çocuk doktoru Hans Asperger‘in çalışmaları (bkz: otizmin türlerinden biri olan Asperger Sendromu) “otizm”e modern anlamını kazandırana dek.
Bugün otizmin tam adının “Otizm Spektrum Bozukluğu” olmasının sebebi, otizmin kendini farklı farklı şekillerde gösterebilmesi. Zira Latince “spektrum” kelimesi “bakma” fikrinden geliyor (Bkz. Spekülasyon NerdenGeliyo?) ve gökkuşağındaki renk tayfını, çeşitliliği anlatıyor.

Yaşamın ilk yıllarında, henüz 12 aylık bebeklerde bile tespit edilebilen otizmde, erken teşhis çok önemli. Çünkü doğru eğitimle, otizmli çocukların yaklaşık yarısında belirtiler kontrol altına alınabiliyor. İşte, Otizm “Farkındalık” Günü bunun için var. Günümüzde her 59 çocuktan birinde rastlanan bu durumun her an “farkında” olalım, her çocuk hayatımıza dahil olabilsin diye. (Otizm belirtileri ve detaylı bilgi için: @tohumotizm). 👶🏻👦🏻👧🏻🌈