“Kabine” NerdenGeliyo?

Kabîne ya da kabiğne değil; kısa “i” ile ka-bi-ne.  Zira “kabine” kelimesini Fransızcadan almışız, “kabile” gibi Arapçadan değil.


İlginçtir, “kabine” kelimesi (Fr cabinet), “kabin” (Fr cabine) kelimesinin küçültülmüşü oluyor. Gelin görün ki bir grup bakan bir kabineye sığıyor ama bir kabine (örn: telefon kabini, duşakabin, soyunma kabini) muhtemelen sığamazlar.


“Kabin” kelimesi gemi kamarasını (bkz: kamera), küçük odayı anlatmış ve kökleri Latincede “kulübe” anlamına gelen “capanna” kelimesine uzanıyor. 


“Kabine” de hesapta “kabin”den daha küçük odaları, bölmeleri anlatıyor. Oda+cık+cık boyuntundaki, ikinci tuvaletten bozma depo alanı gibi yerlere, dolabımsı bölmelere “kabine” diyebiliriz.


Peki bakanlar niye kabineye tıkışıyorlar? Çünkü bu kelimenin ardında bir gizlilik, mahremiyet fikri de var. Kelime 1800’lerde, İtalyanca etkisi ile “gabineto”, “kabineto” şeklinde kullanılmış dilimizde; bakanlar kurulundan bahsederken.   


Mecliste, genel kurullarda herkesin önünde değil de küçük odalarda, gözlerden ırak, gizli görüşmeler yapma fikrine bağlanıyor siyasetteki “kabine”.