“Kabiliyet” NerdenGeliyo?

Kabiliyetli” bir insan mısınız? Hadi hadi kabiliyetlisiniz kabul edin… Bakın etmeyen kabiliyetsiz kalır, ona göre!

Zira “kabiliyet“, Arapçakabul” kelimesinden geliyor. Bu kelimenin ardındaki “kabila” fiili “almak” kavramını, aynı fiilin etken hali olan “kabala” ise “yönelmek” fikrini vermiş. Geleceğe yönelmeyi anlatan “istikbal“, ibadet için yönelinen “kıble“, kişileri içine alan “kabile“, uygun ve alınası şeyleri anlatan “makbul“… Hepsi “kabiliyet“le aynı kabileden.

Haliyle “kabiliyet“, onun Türkçe karşılığı saydığımız “yetenek“ten biraz farklı. “Kabiliyetli” dediğimizde dışarıdan gelen bir şeyi kabul etme, alabilme kapasitemizden bahsediyoruz.

Yetenek” ise Eski Türkçe‘de “getirme, götürme, erişme, ulaşma” anlamını veren “yet-” kökünden doğmuş. “Yetenekli” dediğimizde bir şeye yetebilen, ihtiyacı karşılayabilen kişiyi kastediyoruz.

Kabiliyet vs yetenek
Bir başarının ne kadarı “kabiliyet”, ne kadarı “yetenek”? 😉

Dikkat ederseniz “kabiliyet geliştirmek“ten pek bahsetmeyiz ama “yetenek” geliştirilmeye müsaittir.* Sanki Arapçakabiliyet” biraz daha içsel, doğal ve tembel; Türkçeyetenek” ise daha yapay, geliştirilebilir ve azimli.

Özetle “kabiliyet” biraz “Allah vergisi“, “yetenek” ise “azmin zaferi“. “Kabiliyetzekaya, “yetenek” akla yakın.*** Hangisi üstün dersiniz? Asıl meziyet kabiliyetini keşfedip, onu yeteneğe çevirmek değil mi? 😉


*”Kabiliyet” ve “yetenek” arasındaki fark, geçenlerde işlediğimiz Türkçe “deneyim” ve onun Arapçası “tecrübe” arasındaki farkı hatırlatmıyor mu? Coğrafi ve kültürel farklılıklardan mıdır nedir; bir yanda kronik bir “tevekkül” durumu, diğer yanda sürekli bir çabalama hali! 

**İngilizce meraklıları için: “Kabiliyet” kelimesi “taşıma, tartma” kavramından doğan “talent” kelimesine, “yetenek” ise “ayırt edebilme, sınır” kavramlarından çıkan “skill” kelimesine yakın duruyor.  

***”Zeka” ve “akıl” arasındaki fark için bkz: “Zeka” NerdenGeliyo? 

****Instagram hesabımızdan “kabiliyet”imizi sınayan sevgili okurumuz Gökmen Cura’ya teşekkürlerimizle!