“Fotoğraf” NerdenGeliyo?

Dünya, insanlık medeniyeti için tarihi bir anı konuşuyor. Bu sebeple NerdenGeliyo’da bugün “kara delik”, “astrofizik”, “astronomi” ve “bilim” gibi kelimeleri değerlendirdik ama sonunda, bu anı “fotoğraf” ile ölümsüzleştirelim istedik.

 

Zira bugünkü başarının sırrı, “fotoğraf” kelimesinin içinde saklı. Fransızcadan aldığımız kelimenin içinde Eski Yunancada “ışık” anlamına gelen “photos” ve “çizim, yazım” anlamındaki “graphia” kelimeleri var. Yani “fotoğraf” dediğimizde, “ışıkyazar” demiş; ışığı madde üzerine kaydetmeyi kastetmiş oluyoruz.

 

İnsanoğlu, işin “foto” yani “ışık” kısmını çözmeye yaklaşık 2300 yıl önce, iğne deliğinden geçen ışığın karanlıktaki yansımasını gözlemleyerek başlamış. Bir Orta Çağ buluşu sayılabilecek Camera Obscura ise bu yansımayı, karanlık bir odaya hapsetmeyi başarmış. Zira “camera” Latincede “oda”, “obscura” da “karanlık” demek.

 

İşin “grafia” yani “çizim” kısmını kotarmak, 1800’leri bulmuş. Günümüze ulaşan en eski fotoğraf, Fransız mucit Niépce’nin 1820’lerde kimyanın gücüyle bir plakaya kaydettiği,  Pencereden Le Gras Manzarası adlı karesiBugün tost makinesiyle daha iyisini çekebileceğimiz bu kare için Niépce en iyi ihtimalle 8 saat harcamış. Bir nevi şiiiiiiiiiiiiiiiiiiiip…… şaaaaaaaaak!

 

O ilk kareden iki asır sonra, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en büyük, en çok emek ve kaynak gerektiren fotoğrafı yani “ışık kaydı”, bilime ışık tutmak üzere görücüye çıktı: 55 milyon ışık yılı uzaktaki bir karadeliğin fotoğrafı...

 

55 milyon yıl önce yaşanmış bu ışık yansımasını kaydetmek için, dünyanın 4 kıtasına yayılmış 8 gözlem evinin teleskopları bir araya geldi ve elde edilen verilerin analizi 2 yıl sürdü.

 

Birkaç metre uzağındaki ışık yansımasını güç bela kaydeden insanoğlu,  aradan iki asır geçtikten sonra, ışık hızıyla 55 milyon yılda varılacak uzaklıkta bulunan bir gök cismini nasıl kaydeder? İşte bu fotoğrafta gördüğünüz gibi! 🌎📸🕳