"Ebru" NerdenGeliyo?

“Ebru” NerdenGeliyo?

“Büyüleyici bir Türk sanatı olan “ebru”nun hem deyim olarak hem de gerçekten kitabını yazmış, bu geleneği özen ve tutkuyla yaşatan, öğreten saygıdeğer ustamız Alparslan Babaoğlu’nu, uzmanı olduğu kelime için ağırlamaktan kıvanç duyuyoruz: Üstat, “Ebru” NerdenGeliyo?

A.B.: ”Ebru” kelimesi dilimizde, kıvamı artırılmış bir sıvı üzerine fırça ile serpilen veya iğne ile damlatılan boyaları yüzdürmek ve elde edilen deseni kağıda aktarmak işlemini ve bu teknikle ortaya çıkan ürünü anlatır.

Mesela bir gül resmi yapmak için suluboya, yağlıboya, karakalem ya da ebru tekniği kullanılabilir ama sonuç değişmez: Ortaya çıkan bir gül resmidir. Eğer kurallara riayet edilmeden yapılmışsa ebru teknesinde yapılmış olması onun “ebru” olarak isimlendirilmesini gerektirmez.

Türk ebrusunda çiçek, üsluplaştırarak resmedilir çünkü üsluplaştırma Türk İslam sanat geleneğinin bir gereğidir; hiçbir ebru ustası hiçbir çiçeği derinlik etkisi kullanarak ve detaylandırarak aynen resmetmemiştir.

Benzer bir şekilde, boyayı damlatmak ya da serpmek yerine dökmek suretiyle yapılan işlerin “ebru” olarak isimlendirilmesi kabul edilemez çünkü bunlar yüzyıllardır yapılan ve “ebru” diye bilinen bezemelerden çok farklı görüntüler ortaya çıkarmaktadır.

Nitekim “ebru”nun kelime manası “bulut gibi” demektir: Şemseddin Sami, Kamus-i Türkî’de ebruyu “Aslı Farsça ‘ebrî’; bulut renginde cüz ve defter kabı yapmak için kullanılan renkli kağıt” olarak tanımlamıştır. “Abr” Farsçada “bulut”; “abrî” de “bulut gibi”, “hareli” anlamına gelmektedir.

“Ebru” diye isimlendirilmeyi gerçekten hak eden çalışmalar, bir ressamın tuvalinde yapmaya teşebbüs bile edemeyeceği çalışmalardır. Bu “bulut gibi” desenler, ancak boyanın suyun üzerine damlatılması veya serpilmesiyle elde edilebilir. 🎨💦